Beyaz Saray, Küba hükümetine yönelik yeni yaptırımları devreye sokarak önemli bir adım attı. ABD Başkanı Donald Trump, Küba’ya karşı uygulanan yaptırımları genişleten bir başkanlık kararnamesine imza attı. Beyaz Saray yetkilileri, bu yeni düzenlemenin Küba üzerindeki baskıyı artırmayı amaçladığını ifade etti.
Yeni yaptırımların, Küba’nın güvenlik güçlerini destekleyen, yolsuzlukla ilişkilendirilen ya da ciddi insan hakları ihlallerine karıştığı düşünülen kişi ve kurumları hedef aldığı belirtildi. Hükümete bağlı ajanlar, yetkililer ve destekçiler de yaptırım listesine dahil edildi. Ancak, hangi kişi ve kuruluşların doğrudan hedef alındığı henüz açıklanmadı.
İKİNCİL YAPTIRIMLAR DEVREDE
Yeni düzenleme, sadece doğrudan hedef alınan kişi ve kuruluşları değil, bu aktörlerle ticari veya finansal ilişki kuran üçüncü tarafları da kapsıyor. Buna göre, yaptırım kapsamındaki kişilerle iş yapanlar için ikincil yaptırımlar uygulanabilecek. Trump yönetiminin bu son hamlesinin, Washington’un Küba’ya yönelik artan baskı politikasının bir parçası olarak değerlendirildiği vurgulanıyor. Daha önce Trump, Küba’nın “çöküşün eşiğinde” olduğunu ifade etmiş ve “Sırada Küba var” demişti.
ABD’nin Venezuela’da yürüttüğü operasyonlar ve Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun devrilmesinin ardından Küba’ya yönelik baskıların daha da arttığı belirtiliyor. Beyaz Saray yetkilileri, bu kararnamenin Küba’ya yönelik “örtük bir uyarı” içerdiğini belirtti. Ayrıca, Havana yönetiminin İran ve Hizbullah gibi gruplarla yakın ilişkiler kurduğu iddiaları da dikkat çekiyor. Bir ABD’li yetkili, “Küba, ABD ana karasına 160 kilometreden daha az mesafede düşmanca istihbarat ve askeri faaliyetler için uygun bir zemin sağlıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
UZUN SÜREDİR DEVAM EDEN TALEPLER
ABD yönetimi, uzun bir süredir Küba’dan devlet kontrollü ekonomisini serbestleştirmesini, Fidel Castro döneminde kamulaştırılan mülkler için tazminat ödemesini ve “serbest ve adil seçimler” düzenlemesini talep etmekte. Ancak Küba, sosyalist yönetim modelinin müzakereye kapalı olduğunu savunuyor.
Washington, yılın başlarında Venezuela’dan Küba’ya yapılan petrol sevkiyatını durdurarak ekonomik baskıyı artırmıştı. Ayrıca, Küba’ya petrol gönderen ülkelere ağır gümrük vergileri uygulanabileceği tehdidinde bulunulmuştu. Bu gelişmelerin ardından başta Meksika olmak üzere bazı ülkeler sevkıyatları durdurdu. Yaşanan yakıt krizi, ülke genelinde üç büyük elektrik kesintisine yol açarken, birçok uluslararası havayolu şirketi de Küba’ya uçuşlarını askıya aldı.