Fatih Erbakan: AK Parti mutabakata imza atmak istemedi; mutabıkız derlerse tekrar değerlendiririz

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan katıldığı canlı yayında, AKP ile ittifak görüşmelerine ilişkin olarak yaptığı açıklamada, “Amblem ve 6284’de sorun olmadı. Ancak onlar biz böyle mutabakata imza atmayı doğru bulmuyoruz dediler” ifadesini kullandı. Refah Partisi’nin teşkilatında yapılan toplantıda AKP ile ittifak teklifinin ‘yüzde 60 oranında’ reddedildiğini söyleyen Erbakan, AKP’ye kapıyı kapatmadı. Erbakan, “Derlerse ki, bu maddelerde mutabıkız, bunların uygulanması için gayret göstereceğiz, imzalıyoruz derlerse tekrar kurullarımızla değerlendirilip cevap verebiliriz” diye konuştu.

Yeniden Refah Partisi lideri Erbakan, Cumhur İttifakı ile ilgili görüşmeler hakkında açıklamalarda bulundu. Habertürk’te Serap Belet ve Kürşad Oğuz’un sorularını yanıtlayan Fatih Erbakan şunları söyledi: 

“Adaylık için imzalar cuma akşamına kadar 3 gün içinde tamamlanır diye düşünüyoruz. Hedefimiz 200 binin üzerine çıkmak. İnşallah Pazartesi gerçekleştiririz. Biz en başından beri sizin programlarınızda da defalarca sizin sorularınız olmuştu, Cumhur İttifakı’ndan teklif gelirse ne dersiniz diye. Her seferinde prensiplerimizde, Milli Görüş’ün sosyal politikalarda, dış politikalarda kırmızı çizgileri var, insanlar bunun için geldiler, bunlar olmadan ittifakta yer almamız mümkün değildir; hatta biz ittifak içinde o cumhurbaşkanı adayı iktidar olduğunda ne yapacağını belirlemek lazım, mutabık kalmak lazım, kaldı ki Millet İttifakı aylarca oturdu, mutabakat metni olarak ortaya koydular.

“İmzalanması uygun değil denildi”

Müzakere yapan heyetler tarafından konuşuldu. Binali Bey gelmeden önce heyetler bir araya gelmişti. Belli bir olgunluğa geldikten sonra Binali Bey, kamuoyunda resmi bir davette bulunmak üzere geldiler. Müzakere heyetleri bunu konuşmuştu. Biz kendi amblemimizle ittifak içinde yer almamış, bu maddeler de ittifak protokolü olarak bunlara MHP’nin, AK Parti’nin müdahale edecekleri olabilir dedik kendilerine. 1 ay müzakereleri sürdürdük. İlk başta herhangi sıkıntı olmadığı ifade edilmişti. Pazartesi en son yapılan telefon görüşmesinde bunların imzalamanın uygun olmayacağı belirtildi. Prensiplerde uzlaşma, mutabakat var diyebilecektik. Bunların imzalanması uygun değil dendi.

“Elimizde belge olması için bunu istedik”

Temel anlaşmazlık noktası maddelerle ilgili değil prensip olarak. ‘Biz MHP ve BBP ile beraberiz onlarla imzalamadık, dolayısıyla sizinle imzalamanız bizim açımızdan uygun olmaz’ dendi. Bizim bu maddelerimiz bir miktar kırpıldı, bazı cümleler yuvarlatıldı, bazı kelimeler çıkartıldı, bir metin haline getirildi. Biz ona da ‘tamam’ dedik. Bizim maksadımız 30’un 30’u olmaz da 20’si yapılır, o da bir fayda. Fakat dediğim gibi 3 madde de olsa ‘böyle bir protokolün olması uygun değil’ dendi. Telefonla Binali Bey’le görüştük tekrar. Bu imzalansa da hukuki bir karşılığı yoktu. Ancak teşkilatlarımızın ve kamuoyumuza deklare etmemiz, elimizde gerekçe ve belge olması gerekir diye bunu istedik. O süreçte ‘bu tartışılmadı’ gibisinden açıklamalar oldu. Nitekim Millet İttifakı’nda da oluyor. Sayın Mansur Yavaş ve diğer parti liderleri Cumhurbaşkanı yardımcısı olmasın, Ekrem İmamoğlu ve ben olayım demişti.

“Bizimkisi 30 maddeydi”

Biz de madem ittifak yapıyoruz böyle bir şey istedik. Onlar da ‘şifahi olarak konuştuk, anlaştık’ dediler. Şifahi olarak konuştuk, anlaştık demek bizim yetkili kurullarımızı, seçmenimizi, teşkilatımızı çok da tatmin edecek bir nokta değil. Bu maddeler masadaydı, sorun çıkmıyordu. Taleplere başta olumlu yaklaşıldı. Aile maddesinin ıslah edilmesi, revize edilmesi, bunların ayıklanması, aile korunsun ama anne ve babaya zarar vermemesi. Aile bütünlüğünü bozulacak hükümlerin düzeltilmesi diye metne döndü. Bizimkisi hemen hemen 30 maddeydi.

“23 ilde sizin arkadaşlar listemizde yer alsın dendi”

Cumhurbaşkanı yardımcılığı, bakanlık diye bir şey olmadı. Prensiplerimiz olmadan bize 100 milletvekili de verseler orada olmayacağımızı ifade ettik. İlk toplantıda AK Parti heyeti, ‘Ambleminizle girmenize saygı duyuyoruz; ancak bizim 23 ilde ucu ucuna milletvekili kaybetmişiz. 4 çıkaracak iken 3 çıkarmışız. Şimdi bu 23 ilde siz de logo ile girdiğinizde sizin de çıkarmanız zor. Öyleyse bu 23 ilde Yeniden Refah Partisi olarak siz girmeyin, dedi AK Parti olarak dendi bu. 23 ilde bizim girmememizde ne olacak? Bizim müzakerecilerimiz konuyu sürekli prensiplere ve logoyu getirdiler. Bunlar olduktan sonra anlaşılabilir dendi.

“Bu metin kuşa dönmüş dediler”

Amblem ve 6284’de sorun olmadı. Ancak onlar biz böyle mutabakata imza atmayı doğru bulmuyoruz dediler. Bu bir koalisyon protokolü değil, hükümet kurmuyoruz. Şimdiden niye böyle bir şeyi imzalayalım diye. Bunun örneği var, Millet İttifakı, mutabakat yayınlamış. Bir de koalisyonlar seçimin başında yapılıyor artık. Biz desteğimizle sayın Cumhurbaşkanını yeniden seçilmesine vesile olacaksak, bizim prensiplerimize, parti programımıza uygunluğu önemli. Esnettik ve hatta bunu diplomatik dile çevirdiler, hayati kritik kısımları çıkarttık. Buna rağmen imzalamayı prensip olarak uygun görmüyoruz dediler. Biz sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmemiz oldu. Kendisi bu konuların başında sağ olsun davet ettiler bizi. Bir birliktelik yapılmasının doğru olacağını söylediler. Binali Bey gelmeden 1 ay önceydi bu davet. Biz de birlikte olunmasının faydalı olunacağını düşünüyoruz; ancak görüşülemesi gereken hususlar var dedik. Sayın Cumhurbaşkanı ‘Bu hususları bizim ve sizin arkadaşlarınız görüşürler’ dedi. Belli bir noktaya gelip, olgunlaşması üzerine resmi davetin uygun olacağını düşündük. Binali Bey resmi davet için geldi. Sonrasında maddelerin azaltılması, özetlenmesi hatta bazı arkadaşlarımız tepki gösterdiler. Bu metin kuşa dönmüş dediler.

‘MKYK üyelerimiz yüzde 60 oranında istemedi”

Binali Bey’in ziyareti sonrası il başkanı, MKYK, il sorumluları, hanım temsilcilerimizle geniş kapsamlı istişare yapıldı. Yüzde 60 oranında istenmedi. Yüzde 40 olabilir dendi. İl başkanlarında 50’ye 50. MKYK’da 60’a 40 oranındaydı. İki teori var. Bir tanesi büyük fayda sağlanacağını söylüyor. Çerçevenin içinde Yeniden Refah Partisi’nin olacağı yönünde. AK Parti’ye kızan, küsen seçmen nezdinde. Bazı arkadaşlarımız ‘Hayır oradan oy alalım derken bizimle yürüyen teşkilatlarımızdan kayıp olabilir, zararlı çıkabiliriz’ diyenler oldu. Biz iyi niyetle bu adımın atılmasının ülke, millet, partimiz için hayırlı olabileceğini düşündük. En son gelinen nokta prensip olarak böyle bir mutabakatın olması mümkün değil denince. Onlar olumlu yaklaştılar ama bu noktada geri adım atmak istemediler.

“Biz milletvekili ve bakanlık için bunu yapmıyoruz”

Metin gayet özet hale geldi. Özet hali bile imzalamayınca… Tekrardan biz bu ittifakı yapsak ilk çıktığımız televizyon programında gazeteciler haklı olarak soracak. Siz ‘prensip, kırmızı çizgi dediniz, ne oldu şimdi ittifak yaptınız’ diye soracaklardı. Bu çok önemli. Biz yıllardan beri milletvekili, bakanlık için bu işi yapmıyoruz. İlla Meclis’e girelim demiyoruz. 60’a 40’tı. 40’ın da haklı gerekçeleri vardı. Tayyip Bey de ‘son kez sizden bunu istiyorum’ diyordu. Bunda fayda olur diye düşündük. Bizim de geri adım atamayacağımız prensiplerimiz var. Bizim partimize gelenler bunun için geldiler. AK Parti’yi eleştirenler, bunlar orada olmadığı için bize geldiler.

“O taraftan yalanlayıcı açıklamalar oldu”

Kasa başındakiler o durumdan çıksınlar diye maddeleri ortaya koyduk ama yol alamadık. Bu maddeler masum ve milletin faydasına. Denk bütçe, milli kaynakların harekete geçirilip, borç ve faiz yükünün azaltılması, dış ticaret açığının düşürülmesi, ilave vergi ve zamlardan kaçınılması, çiftçi ve üreten kesimlerin faiz borçları silinmesi, yap-işlet gözden geçirilip, varsa haksız kazancı ortadan kaldırılacak önlemlerin alınması. Bizim konuştuğumuz konularla ilgili o taraftan yalanlayıcı açıklamalar oldu. Sayın Özlem Zengin ve Sayın Derya Yanık’ın. Bir daha böyle bir şeyle karşılaştığımızda teşkilatımız bize ‘hani mutabık kalınmıştı’ diye soracaktı.

“Partilerimizin menfaatine yönelik istek yoktu”

Bizim söylediğimiz paylaşımda, yönetimde adaletin sağlanmasına yönelik adımlar. Çalışanların, emeklilerin aylık gelirlerinin açlık sınırının altında olmaması, yürütmenin yargı üzerinde vesayetin önlenmesi, kamuda israf için somut adımların atılması. Milli Eğitim müfredatının önce ahlak şuuru ile yapılanması. İslam birliğinin kurulması, süresiz nafakaya son verilmesi. En düşük emekli maaşının asgari ücretin üstüne çıkarılması. Üretim, tarım, ihracat, istihdamı geliştirecek, dış ticaret açığını azaltacak, devleti ve milleti borç faiz yükünden kurtaracak adımlar. Partilerimizin menfaatine bir istek yoktu. Biz bakan yardımcısı olalım, milletvekili şu kadar olsun diye bir isteğimiz yoktu. Altılı Masa’da bunlar vardı.

“Özellikle gençlerde AK Parti’ye tepki var”

Dışarıdan, genç kesim çok ilginç, çok yakın arkadaşlarımızın oğlu ve arkadaşları ittifak yapmamıza sıcak bakmayarak ‘imza da vermeyeceğiz, oy da vermeyeceğiz’ noktasına gelmişlerdi. Genç kesimin AK Parti’ye ciddi tepkisi, reaksiyonu var. Bu süreçte gençlerin tepkisini gördük. Biz ittifak olmadık deyince geri döndüklerini gördük. İnşallah hayırlısı böyledir, olanda hayır vardır.

‘HDP’nin açıklaması Kılıçdaroğlu’na artı oldu”

Bize de çevremizden tepkiler oldu. Muharrem Bey de aynısını yaşıyor. Bizde de mesela bize sempati duyup oy vermeyi düşünen ama Tayyip Bey’e oy verecek insanlardan tepkiler oldu. Adaylığımız daha kritik olarak görülüyor. Sayın Cumhurbaşkanının bir defa daha seçilmesi açısından. Yönetimi, yürütmeyi, Cumhurbaşkanlığını alırsa Tayyip Bey, Meclis’te düşük noktada kalırsak da çok hayati değildir diye düşünüyor. Anketlere bakıyorlar. Özellikle HDP’nin sayın Kılıçdaroğlu’na destek. Bunun arkasından İYİ Parti’den 2-3 puan gidecek, CHP’den de gidecek deniyor. Oradan oy gitse de HDP’den geliyor. HDP’nin açıklaması aslında Kılıçdaroğlu’na artı oldu. Şimdi Muharrem Bey de çekilirse. Baraj problemimiz olmadığı gözüküyor. Onların anketleri bizi 2-3 puan göstermeye devam ediyor. Onların anketlerinde bile Yeniden Refah Partisi’nin oranı önemli.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*