Altın fiyatları, bu haftaya hafif bir düşüşle giriş yaptı ve sabah saatlerinde 6 bin 660 lira seviyesinden işlem görüyor. Spot altın, 1 Haziran 2026 itibarıyla yüzde 0,4 oranında bir azalma ile 4,516 dolar seviyelerine geriledi. Cuma günü, ons altındaki artışa paralel olarak değer kazanan gram altın ise, günü yüzde 0,9 yükselişle 6 bin 692 liradan tamamlamıştı. Bugün ise gram altın, önceki kapanışının yüzde 0,5 altında, saat 09:25 itibarıyla 6 bin 660 lira olarak kaydedildi. Çeyrek altın 11 bin 24 lira, Cumhuriyet altını ise 43 bin 895 lira seviyesinden işlem görmekte.
Dünya genelinde altın fiyatlarının yönünü belirleyen unsurlardan biri de ons altın fiyatlarının yüzde 0,6 değer kaybı ile 4,513 dolara gerilemesi oldu. ABD ve İran arasındaki olası bir anlaşmanın hâlâ belirsizliği koruması, yatırımcıların dikkatini çekiyor. Bu durum, petrol fiyatları ve dolar endeksindeki artışların altın fiyatları üzerinde olumsuz bir etki yarattığını gösteriyor.
Analistler, bugün Türkiye’de açıklanacak büyüme verileri ve imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) ile birlikte, yurt dışında ABD ve Avrupa’dan gelecek imalat sanayi PMI, inşaat harcamaları ve Avro Bölgesi işsizlik oranını takip edeceklerini belirtiyor. AA Finans’ın düzenlediği beklenti anketine katılan ekonomistler, Türkiye’nin gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) birinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 2,7 artış göstereceğini öngörüyor. Ayrıca, ekonomistlerin 2027 sonuna dair büyüme tahminleri medyan olarak yüzde 4,50 seviyesinde belirlendi.
Gümüş fiyatlarında ise son durum, ons fiyatının yüzde 0,4’lük bir artışla 75,62 dolara yükseldiğini gösteriyor. ABD Başkanı Trump’ın İran ile ilgili yaptığı açıklamalar, altın fiyatlarının yükselmesine katkı sağlarken, dolar endeksinin güçlenmesi ve petrol fiyatlarının yüksek seyri, belirsizlikleri artırıyor. Piyasalar, Trump’ın İran ile ilgili alacağı karara odaklanmış durumda. Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim, küresel petrol tedariğinin önemli bir bölümünü etkileyerek, enerji ve nakliye fiyatlarının yükselmesine neden oluyor. Bu durumun, küresel enflasyonu artırma riski taşıdığı da ifade ediliyor.
