Antalya’nın Elmalı ilçesinde çeyrek asırdır dağ köylerini karış karış tarayan bağcı Burak Özkan, unutulmaya yüz tutmuş 17 yerel üzüm çeşidini DNA analizleriyle tescillendirerek Anadolu’nun asma zenginliğini bilim dünyasına kanıtladı.
Elmalı bölgesinde Toroslar’ın yüksek rakımlarında endemik asmaların peşine düşen Burak Özkan, eski yerleşim alanlarını ve dağ köylerini gezerek 200-300 yaşındaki asmalara ulaşıyor. Çobanlar ve yerel çiftçilerden aldığı ipuçlarıyla dut, incir ve çınar gibi ağaçlara sarılmış halde büyüyen yaşlı asmaları bulan Özkan, bu türlerin çubuklarını fidanlıkta çoğaltıyor.
Bağcılık literatüründe ‘evli asmalar‘ olarak bilinen bu ağaca sarılı türlerden toplanan örnekler, hastalıklara karşı dirençli hale getirilmek için anaçların üzerine aşılanıyor.

ACI KARA’DAN 17 ÇEŞDE UZANAN YOLCULUK
Özkan, acı kara türünün izini sürerken bugün 30-40 farklı üzüme ulaştı. Bunların arasından yapılan seleksiyonla en değerli 17 çeşit belirlendi.
Özkan, “Şu anda 8 üzüm bu sene tescil aşamasında. Tescil işlemleri de minimum 3 yıl kadar sürüyor. Gelecek yıl başvuracaklarımız var. Bunlar uzun vadeli çalışmalar” diyor.

DNA ANALİZİ 4 BİN ÇEŞTLE KARŞILAŞTIRILIYOR
Bulunan üzümlerin bilimsel doğrulaması için önce Türkiye’deki bin 400 çeşitle karşılaştırma yapılıyor. Eşleşme sağlanamazsa örnekler İsviçre’ye gönderilerek dünyadaki 4 bin çeşitle DNA karşılaştırmasına tabi tutuluyor.
Özkan, “Elmalı’nın dağlarında bulduğumuz bir üzüm tarihi bir yılan üzümü çıkabiliyor. Bazen de yüksek dağlarda bulduğumuz bir üzüm İsrail’de veya Moldova’da bir üzüm çıkabiliyor” diyerek analizlerin asmaların göç yollarına ilişkin çarpıcı sonuçlar ortaya koyduğunu vurguluyor.
Bilinmeyen türler ‘Anadolu üzümü‘ adıyla dünya literatürüne kazandırılırken, yörede bilinen adı olan çeşitler mevcut isimleriyle tescil ediliyor. Geçen yıl tescillenen beyaz bir çeşide ise ‘LKY ışığı‘ adı verildi.
İSVİÇRELİ UZMANLAR ANADOLU’NUN GEN GÜCÜNE HAYRAN KALDI
Çalışmalarını uzun yıllar kendi ekibiyle sürdüren Özkan, bu yıl İsviçre’den gelen uzman bir bilim insanıyla Toroslar’da ortak saha çalışması gerçekleştirdi. Yabancı uzmanlar bölgedeki asma çeşitliliğinden son derece etkilendi.
Binlerce yıllık bağcılık geçmişiyle bilinen Elmalı’daki asmaların tesadüfen yetişen yabani türler olmadığını vurgulayan Özkan, bunların kültürel bir aktarımın ürünü olduğuna dikkat çekiyor.
Burak Özkan, “Eski atalarımız bu üzümlerin en iyilerini seçmiş, çubuklarından dikmiş ve bize kültürel bir aktarım yapmış. Bazı kişiler bana ‘asma avcısı’ ve ‘üzüm arkeoloğu’ diyor. Arkeoloji her zaman yer altında değil, yer üstünde de olabiliyor. Önemli olan bu zenginliklerimizi fark edip onlar kaybolmadan bunları çoğaltmak ve gelecek nesillere aktarmak” diyor.
(AA)
