Avrupa Birliği, tekstil sektöründe uzun yıllardır tartışılan israf sorununa karşı önemli bir adım attı. 19 Temmuz itibarıyla yürürlüğe giren yeni kurallar kapsamında, büyük şirketlerin satılamayan giyim ürünleri, ayakkabılar ve aksesuarları imha etmesi yasaklandı. Düzenleme; LVMH ve Inditex gibi küresel moda devlerini doğrudan etkilerken, sektörün stok yönetimi anlayışını da yeniden şekillendirecek.
2024 yılında kabul edilen düzenleme, aşırı üretimi azaltmayı, kullanılabilir ürünlerin çöpe gitmesini önlemeyi ve tekstilde döngüsel ekonomiyi güçlendirmeyi amaçlıyor. Yeni sistemde şirketler, satılmayan ürünleri yakmak veya çöpe atmak yerine bağışlama, onarma, yeniden satış ya da geri dönüşüm gibi yöntemlere yönelmek zorunda kalacak.
LÜKS MARKALAR İÇİN KRİTİK DEĞİŞİM
Kararın en büyük etkisinin lüks moda sektöründe hissedilmesi bekleniyor. Çünkü birçok lüks marka, ürünlerinin sınırlı bulunabilirliğini ve marka değerini koruyabilmek için geçmişte satılamayan ürünleri imha etmeyi tercih ediyordu. Bu yöntem, ürünlerin indirimli kanallara düşmesini ve marka algısının zedelenmesini engelleyen önemli stratejilerden biri olarak görülüyordu.
Financial Times‘ın aktardığı değerlendirmelere göre yeni düzenleme, şirketleri üç temel seçenekle karşı karşıya bırakıyor: Daha yüksek stok maliyetlerini göze almak, indirim ve outlet kanallarını genişletmek ya da en başından daha kontrollü üretim yapmak.
CHANEL DAVASI GÜNDEM OLMUŞTU

Yeni düzenlemenin yürürlüğe girdiği dönemde görülen bir mahkeme davasında, Chanel‘in Hong Kong‘da stok yönetimi kapsamında düzenli olarak binlerce satılmamış ürünü imha ettiği iddiası gündeme geldi.
Şirket ise bu rakamların mevcut küresel uygulamalarını yansıtmadığını belirtti. Chanel, satılamayan ürünlerin artık 2019 yılında kurduğu L’Atelier des Matières adlı geri dönüşüm şirketi aracılığıyla işlenerek malzemelerin yeniden üretim zincirine kazandırıldığını açıkladı.
HER YIL BİNLERCE TON ÇÖPE GİDİYOR
Avrupa Çevre Ajansı‘nın verilerine göre Avrupa pazarına sunulan tekstil ürünlerinin yüzde 4 ila 9’u, tüketiciye ulaşmadan imha ediliyor. Bu oran yıllık yaklaşık 264 bin ila 594 bin ton arasında kullanılmamış tekstil ürününe karşılık geliyor.
Bununla birlikte, imha edilen ürünlerin ne kadarının lüks markalara, ne kadarının hızlı moda şirketlerine ait olduğuna ilişkin kamuoyuna açık resmi şirket verileri bulunmuyor.
İMHA SİSTEMİ İSTİSNAİ DURUMLAR İÇİN GEÇERLİ
Yeni kurallara göre satılmayan ürünlerin yok edilmesine yalnızca belirli koşullarda izin verilecek. İnsan sağlığı veya güvenliği açısından risk oluşturan, sahte olduğu tespit edilen ya da onarılamayacak derecede zarar görmüş ürünler bu kapsamda istisna oluşturacak.
Bunun dışındaki ürünlerin bağışlanması, tamir edilmesi, yeniden kullanılması veya geri dönüştürülmesi teşvik edilecek.
HIZLI MODA VE LÜKS MARKALAR İÇİN DURUM FARKLI

Uzmanlara göre seri üretim yapan moda şirketleri için ikinci el satış, bağış ve geri dönüşüm kanalları daha uygulanabilir çözümler sunuyor. Ancak ürünlerini sınırlı erişilebilirlik ve prestij üzerine konumlandıran lüks markalar açısından süreç daha karmaşık olacak.
Satılmayan ürünlerin outlet mağazalarına, bağış kuruluşlarına veya ikinci el pazarına yönlendirilmesi; indirim oranlarının artmasına, gri pazar satışlarının çoğalmasına ve marka değerinin zarar görmesine yol açabilir. Ayrıca depolama, onarım ve malzeme geri kazanımı gibi süreçlerin işletme maliyetlerini yükselteceği belirtiliyor.
İNDİRİMLİ SATIŞLARIN PAYI YÜKSELİYOR
Bain ile İtalyan lüks sektörü birliği Altagamma‘nın verilerine göre, 2025 yılında satılan lüks ürünlerin yaklaşık yüzde 40’ı indirimli olarak tüketiciyle buluştu. Analistler, zayıflayan talep ve büyüyen stokların markaları outlet mağazaları ile indirim kampanyalarına daha fazla yönlendirdiğini ifade etti.
YASAĞIN NASIL UYGULANACAĞI TARTIŞMA KONUSU
Sektörde tartışılan başlıklardan biri de Avrupa dışına gönderilen ancak satılamayan ürünlerin AB dışında imha edilmesi halinde yeni düzenlemenin nasıl uygulanacağı. Sektör kaynakları, bu konuda uygulamaya ilişkin bazı belirsizliklerin sürdüğünü belirtti.
YAPAY ZEKA DÖNEMİ HIZLANACAK
Bernstein analisti Luca Solca, yeni kuralların şirketleri üretim planlaması ve stok yönetiminde çok daha hassas davranmaya zorlayacağını söyledi. Solca, sezon sonunda özellikle hazır giyim sektöründe fazla stok oluşmasının tamamen önlenemeyeceğini belirterek, markaların kaliteyi koruyacak şekilde indirim yönetimine daha fazla yatırım yapacağını ifade etti.
Solca ayrıca bu değişimin, Avrupa, Çin ve New York’ta faaliyet gösteren alışveriş köylerinin sahibi İngiltere merkezli Value Retail gibi lüks outlet işletmecileri için yeni fırsatlar yaratabileceğini dile getirdi.
Sektör temsilcileri ve analistler, düzenlemenin teknoloji yatırımlarını da hızlandıracağı görüşünde birleşiyor. Yapay zekâ destekli sistemlerin gerçek zamanlı stok takibi, talep tahmini ve mağaza-depo koordinasyonunda daha yaygın kullanılmasının beklendiği belirtiliyor.
Milano merkezli yönetici arama şirketi Heidrick & Struggles‘ın ortağı Giulia Iuticone ise satılmayan ürünlerin artık “güvenlik stoğu” olarak görülemeyeceğini vurgulayarak, başarılı üretim planlamasının ve doğru envanter yönetiminin şirketler için önemli bir rekabet avantajına dönüşeceğini ifade etti.
